ESTETİK DİŞ HEKİMLİĞİ

KOMPOZİT (BEYAZ) DOLGULAR
Kompozit dolgular diş renginde oldukları için, beyaz dolgu olarak da adlandırılırlar. İlk geliştirildiklerinde sadece ön dişlerde kullanılabilmelerine karşın zamanla çiğneme kuvvetlerine dayanıklılığı arttırılıp aşınma miktarları azaltıldığı için artık arka azı dişlerinde de kullanılabilmektedir.

Kompozit Dolguların Avantajları

• Kompozit dolguların en büyük avantajları estetik olmalarıdır.

• Dolgunun yapımını takiben hemen cilalanabilirler.

• Sadece dişteki çürüklerin restore edilmesi için değil dişlerin rengini ve biçimini değiştirerek kozmetik işlemler için de kullanılabilir.

Kompozit Dolguların Dezavantajları

• Kompozit dolgular tabaka tabaka uygulanır ve özel bir ışık ile sertleştirilir. Bu nedenle amalgama göre yapımı daha uzun sürer ve daha zordur.

• Her ne kadar son zamanlarda kompozit dolgular oldukça dayanıklı hale getirilse de, amalgam kadar dayanıklı değildir.

• Uzun zaman içerisinde renk değişimi görülebilir.

Dikkat Edilmesi Gerekenler

• Geniş dolgularda ısırırken dikkatli olmak dolgunun ömrünü uzatacaktır. Kompozit dolgular iyi cilalansalar da zamanla yiyecek ve içeceklere bağlı olarak renk değişimi görülebilir.

• Aşınma nedeni ile restore edilen dişlerde, çok sert diş fırçası kullanılmamalı ve fırçalama metoduna dikkat edilmelidir.


ESTETİK DİŞETİ DÜZENLEMELERİ

Göze hoş gelen, uyumlu ve temiz bir gülüş sağlamanın ilk adımı diş ve dişeti harmonisini sağlamaktır. Güldüğümüzde görünen dişeti miktarı, dişlerimizin boyutunu da etkiler. Asimetrik dişeti kenarları, dişlerimizin düzensiz ve gülüşümüzün eğri olduğu izlenimini verir. Eğer dişetlerimiz çekilmişse, dişlerimiz olduğundan daha uzun görünür. Enflamasyon ( bir çeşit dişeti ödemi) nedeniyle şiş ve kırmızı olan dişetleri, dikkatlerin dişetlerine çevrilmesine yol açar. Ödemli ve kalınlaşmış dişeti kenarı, dişlerin 1/3 dip kısımlarında gölge oluşumuna neden olur. Bu gölgelerden dolayı diş renkleri de olduklarından 1-2 ton daha koyu görünürler. Ayrıca oluşmuş olan ödemden dolayı kalınlaşmış dişeti kenarında bakteri plağı birikimi daha kolay olur. Bakteri birikimi, iki diş arasındaki üçgen dişeti bölümünün (bundan sonra papil olarak anılacaktır) çekilmesine ve iki diş arasında koyu renkli, bazen de siyah bölümler oluşmasına neden olacaktır.

Dişeti estetiğini ilgilendiren ikinci bir nokta ise; diş çektirmeye bağlı olarak çene kemiğinde çökme ve sonucunda oluşan asimetrik dişeti görüntüsüdür. Bu durum, genellikle ön dişler bölgesinde rahatsız edici olur. Her ne kadar olağanüstü güzellikte porselen dişler yapılmış olursa olsun hazırlanan porselenlerin yerleştirileceği alan çepeçevre dişeti dokusudur. Eğer olması gerektiği kadar ve sağlıklı bir dişeti dokusu yoksa hazırlanan porselenlerde estetikten bahsetmek mümkün değildir. Eğer dişeti çekilmesine veya diş eksikliğine bağlı papil kaybı varsa, öncelikle bunun yerine konması gerekir. Bazı cerrahi ve protetik yöntemlerle kayıp dokuları tekrar kazanmak mümkündür. Dişlerimizi çevreleyen dişeti dokusunu düzenlemeye ve dişlerimizle armoni içinde bir görüntü oluşturmaya yönelik işlemlere kozmetik dişeti düzenlemeleri denir. Genellikle protez yapımı öncesinde dişetleri, kemik ve bağ dokusuyla ilgili altyapı girişimleri, hastalar tarafından uzun ve yorucu seanslar olarak düşünülse de bu tip girişimler elde edilen sonuçları nedeniyle hastalar ve hekimleri açısından son derece gerekli, yüz güldürücü ve tatmin edici olmaktadırlar.

Görünüşlerinden memnun olmadığımız dişetlerini aşağıdaki operasyon türleri ile düzeltmek mümkündür.

Gingivektomi-gingivoplasti:

Gummy smile denen gülünce dişetlerinin fazla göründüğü durumlarda küçük bir operasyonla dişetlerini gülme hattı hizasına çekmek mümkündür.

Dişeti grefti:

Dişeti çekilmesinin fazla olduğu bölgelere doku ilave ederek uzamış gibi görünen diş boylarını seviyelendirmek mümkündür.

Diş Beyazlatma

Diş beyazlatma dişlerin yapısında (mine ve dentin tabakasında) oluşan renklenmeleri giderme işlemidir. Şu anda bilinen iki değişik beyazlatma yöntemi vardır. Bunlardan ilki hastanın kendi başına uygulayabileceği bir yöntemdir, aşamaları şöyledir:

• Hekimin ağızdan ölçü alıp, dişlerinizin üzerine takabileceğiniz ince lastik kalıpları hazırlatması,

• Hastanın kendisi için hazırlanmış özel kalıbın içerisine ilaç yerleştirerek bu kalıbı beyazlatılacak dişlerin üstüne günde en az 6 – 8 saat takması (tercihen uykuda),

• Tedavinin ortalama 1 – 4 hafta içinde sonlandırılması.

İkinci yöntem ise klinikte bir hekim tarafından yapılan diş beyazlatmadır ki aşağıdaki şekilde uygulanır:

• Ağartıcı ilaç bu işlem hakkında deneyimi olan bir hekim tarafından diş üzerine yerleştirilir.

• İlgili dişin üzerine beyaz renkli ışık kaynağı belli bir süre tutulur.

• İşlem bittiğinde sonuç hemen gözlenir. 

Her iki yöntemde etkin olmasına rağmen tercih, renklenmenin derecesine, tedavinin ne kadar çabuk sonlandırılmak istendiğine ve hekimin görüşüne bağlıdır.

Dişlerde istenmeyen lekeler neden oluşur?

Bunun birçok sebebi olabilir. En yaygın olanları; yaşlılık, dişleri boyayan maddelerin (kahve, çay, kola, sigara vb.) tüketimi, travmalar, eski protezler, kaplamalar, dolgulardır. Dişlerin oluşumu boyunca kullanılan antibiyotik (tetrasiklin) veya aşırı flor tüketimi de dişlerde renklenmelere yol açabilir.Bu durum dişin yapısından ileri gelebileceği gibi dış etkenlerin boyaması ile gelişim çağında alınan antibiyotik ya da florür nedeni ile olabilir. Ayrıca yaşlılıkla ve dişe gelen bir darbe nedeni ile de olabilir.

Diş Beyazlatma işlemi kimlere uygulanabilir?

Hemen hemen herkese uygulanabilir. Ancak tedavinin etkili olamayacağı bazı durumlar vardır. Diş hekiminiz tam bir ağız içi kontrol ve teşhisi ile dişlerin bu işlem için uygun olup olmadığını belirleyecektir. Dişleriniz sağlıklıysa daha beyaz ve doğal gülümseme için ideal bir çözümdür.

Diş beyazlatmanın yan etkileri var mıdır?

Tüm diş beyazlatma yöntemleri dişler de az da olsa hassasiyete sebebiyet verebilmektedir. Bu hassasiyet havaya, çok sıcak ve çok soğuk yiyeceklere karşı bile olabilmektedir. Bu durum normal ve beklenen bir yan etkidir. Hassasiyetin genellikle 24-48 saat içersinde geçmesi beklenir. Beklenmeyen bir durum ile karşılaşıldığında mutlaka hekime başvurulmalıdır.

Diş Beyazlatma işlemi zor ve zahmetli midir?

Hayır. Ağız sağlığı teknolojisindeki ilerlemeler sayesinde dişleriniz çok kısa bir sürede güvenli ve etkin olarak beyazlatılabilmektedir.

Diş Beyazlatma işlemi Güvenli midir?

Evet. Yapılan araştırmalara göre, dişlerin beyazlatılması diş hekiminizin gözetimi altında yapılırsa son derece etkin ve güvenlidir. Dişler ve dişetleri hiçbir şekilde zarar görmez.

Diş beyazlatma önerilmeyen durumlar nelerdir?

* Ağız bakımının iyi olmaması

* Dişlerdeki harabiyet ya da büyük çürükler

* Dişetleri ve periodontal dokularda hastalık varsa

* Diş gıcırdatması olan hastalarda

Diş Beyazlatma işleminin süresi ne kadardır?

Genelde ilk uygulamada beyazlama başlar. Ancak ideal görüntüye ulaşmak için uygulamanın 10-14 gün devam etmesi gerekir.

Dişler beyazladıktan sonra eski haline döner mi?

Dişler her zaman için eskisinden daha beyaz olacaktır. Ancak hastaların alışkanlık ve ağız bakımına bağlı olarak yılda bir  iki kez pekiştirme tedavisi gerekebilir.

Diş Beyazlatma işleminin başarılı olabilmesi için neler önemlidir?

• Kullanılan ilacın markası ve içeriği

• Bu konuda deneyimli bir hekimin tedavisi altında olmanız

• İlacın kullanılma şekli ve tedavi süresi

Diş Beyazlatma işlemi sırasında nelere katlanmak zorunda kalacağım?

Eğer sigara içiyorsanız lastik kalıp ağzınızda iken sigara içmemeniz (ev ağartması için geçerli) gerekir. Tedavinin bitmesi ile ortadan kalkacak hafif soğuk-sıcak hassasiyeti olabilir.Ayrıca beyazlatma ve sonrasında yaklaşık 2 hafta boyunca; kahve ve kola gibi renklendirici maddelerden uzak kalınması tavsiye edilir.

Beyazlatılan dişler ne kadar süre beyaz kalır?

Farklı diş beyazlatma (bleaching) metotlarıyla beyazlatılan dişler bir kaç yıl beyaz kalır. Fakat bu süre kişiden kişiye değişir. Yeme-içme alışkanlıkları, sigara ve fırçalama alışkanlığı dişlerin beyaz kalma süresini etkiler. Şu unutulmamalıdır ki, bleaching her zaman istediğiniz beyazlığı sağlamayabilir. Beyazlama oranı dişlerinizin beyazlatma işlemi uygulanmadan önceki tonuna bağlıdır ve kişiden kişiye değişir. Bu yüzden diş hekiminiz ile beklentilerinizi önceden konuşmalısınız.